Work and Travel ile Amerika’ya gitmeye nasıl karar verdim?

Merhabalar efenimler. Arkadaşlarımla aklımıza work and travel fikri girdikten sonra araştırma yaparken, şirketlerle bağlantısı olmayanlar tarafından objektif olarak yazıldığını hissettiğimiz o kadar az yazı vardı ki (forumlar dışında), biz programa güvenme konusunda çok zorlandık. Bu yüzden bizimle aynı tereddütleri yaşayanlara onları bekleyenlerin neler olduğuna dair fikir vermek adına uzun süredir açmayı planladığım bloguma tüm sürecini, eğrisini doğrusunu anlatacağım “Work and Travel” serisi ile başlamak istedim.

Haydin başlayalım o zaman.

“Work and Travel” fikri  üniversitenin ilk gününde tanıştığımız ve o günden beri gittikçe yakınlaştığımız iki arkadaşımla günlük olarak aramızda geçen “ne yapsak da yurt dışına çıksak” konuşmalarından birinde aklımıza girdi. Başta hepimiz tereddütteydik, gerçek olacağını hayal etmekte dahi zorlanıyorduk. İnternetten work and travel ile ilgili yazıları okumaya başladık. Birimiz bir yandan şirketleri araştırıyordu. “Gidip en azından bir şirketten bilgi alsak ne kaybederizki?” diye düşünüyorduk. Ama okulumuz çok yoğundu ve görüşmeye gitmek için bir türlü vakit bulamıyorduk. (Mimarlık öğrencisi was here.) Yoğunluk yüzünden sürekli gündemimizde kalamasa da ara sıra aramızda konuşmaya devam ediyorduk. Devam ediyorduk etmesine ama aslında somut bir dayanağımız da yoktu bu işin gerçekleşmesi için. Ben ciddi anlamda konuyu aileme açmaya çekiniyordum çünkü daha önce yurt dışına dahi hiç çıkmamıştım. Dahası ailemden para istemekten nefret ediyordum ama kendi imkanlarımla bu işi halletmem imkansız görünüyordu.

Günler hızlıca geçerken, bu konunun aramızda konuşulması da giderek seyrekleşiyordu.  En sonunda diğer 2 arkadaşım work and travel için başvuru tarihinin geçtiğini söylediler. Okulum hala çok yoğun olduğu için açıp kendim araştıramadım başta ama work and travel ile ya da başka bir şekilde ne yapıp edip bu yaz yurt dışında olacaktım, bunu biliyordum. Sonunda 2 haftalık sömestr zamanı geldi ve ilk işim yurt dışına yaz tatilim boyunca gidebilmemi sağlayacak programları araştırmaya başlamak oldu. Başta work and travela tekrar bakmadım çünkü kayıt tarihinin geçtiğini sanıyordum. Sonra sayfalar arasında dolaşırken bir şekilde bir nevi son kayıt tarihi durumunun olmadığını sadece geç kayıt olmanın bir dezavantaj olduğunu öğrendim. Heyecanla arkadaşlarıma onların yanlış anladığını hala kayıt olabileceğimizi söyledim ama onlar farklı nedenlerle gelemeyeceklerini söylediler. Benimse içime düşmüştü bir kere, kafamdan atamıyordum. Hızlıca şirketleri araştırmaya başladım. Instagram ve forumlar üzerinden daha önce work and travella Amerika’ya gitmiş insanlarla iletişime geçmeye çalışarak hangi şirket ile gittiklerini sordum. Work and travel ile uğraşan şirket sayısı adeta sonsuzluğa uzanırken, güvenilir bir şirket bulmak inanın çok zor. İnternette şöyle bir dolaştığınızda, bir ton işin başında şirketler tarafından muhteşem bir program vaat edilen ama iş ciddileşince ortada kalan insanlar olduğunu görüyorsunuz. Neyse sonunda güvenebileceğimi düşündüğüm bir şirket buldum ve ertesi gün görüşmeye gitmeye karar verdim. Gelin görün ki hala ne ailemin haberi vardı ne de parayı nasıl bulacağıma dair fikrim. Şirketle konuşmaya gitmeden önce anneme konuyu açmak istedim, annem bazı nedenlerden dolayı biraz endişeli yaklaşsa da neyse ki olumsuz bir tepki  vermedi. Ertesi gün bulduğum şirket ile görüşmeye Taksim’e gittim. Görüşmeye gitmek için mail attığımda benimle ilgilenecek olan danışmanım belli olmuştu, o yüzden doğrudan onun yanına geçtim. Kafamdaki soruları sordum, bu noktada şirketin bana güven veren yanı danışmanımın programı allayıp pullamak yerine konaklama vs. konusunda büyük beklentiler içinde olmamamı söylemesi oldu. Ben zaten internetten araştırırken okuduklarım yüzünden bu tür konularda pek bir şey beklemiyordum, o yüzden de bunu duymak bir hayal kırıklığı yaşatmadı. Danışmanımın söylediği bir diğer şey iş bulmada sıkıntı yaşamamak adına mümkün olan en kısa sürede en azından ön kayıt yaptırmam gerektiğiydi. Çünkü zaten geç kayıt yaptırmış olacaktım ve bu iyi bir iş bulabilmem için bir dezavantajdı. Bu da daha önce internette öğrendiğim bir başka şey olduğu için tamam diyip şirketten ayrıldım. Geriye kesin bir karar vermek, babamla konuşmak ve maddi bölümü halletmek kalıyordu. Aynı günün akşamında babamla da konuştum ve o da olumlu yaklaştı. Tek sorun maddi bölümdü, çünkü dediğim gibi ailemden para almak istemiyordum. Onu da büyük kısmını kendi biriktirdiğim parayla kalanı da onlara geri ödeyeceğim şekilde planlayabildik. Geriye son adımı atmak, gidip kayıt olmak gerekiyordu. O haftasonu ailemle şehir dışına çıkmam gerekiyordu o yüzden anca 2 gün sonra kayıt olabilecektim. Bu iki gün içinde gitmeme engel olacak bir sürü şey çıktı önüme ama bir şekilde pazartesi günü hiçbir sıkıntı kalmamıştı. Pazartesi kısacık ders aramda Taksim’e gittim. Yoldayken iç sesim susmuyordu. “Acaba verdiğim paraya değecek mi? Gitmek yerine neden mesleğimle ilgili bir şeyler yapmıyorum? Ya kayıt olduktan sonra okulumla ilgili bir problem çıkarsa?” En sonunda kendime “Kes sesini, dönüş yok.” dedim ve gidip kaydımı yaptırdım!

 

Bir dahaki yazım için başvuru süreciyle ilgili merak ettiğiniz bir şeyler varsa aşağıya yorum bırakabilir ya da “petrichorrias@gmail.com” adresine mail atabilirsiniz. 🙂

Bir Cevap Yazın